Yoruyorsun beni ,içini kemiren fikirlerine katlanamıyorum artık,sus düşünme diye haykırıyor kalbim...O bile sıkılmış benden besbelli,ağır ve dengesiz duygularım,iniş çıkışlarım,karışıklıklarım yıpratmış onu.Diyorum ki kalbime aşık olma o zaman aşklar seni en çok yoran.Derken söylüyor Duman''Bu aşk beni yorar,ellerim de kan,dilimden akar kime ne bana ne bu aşk beni yorar...''
Bu sıralarda gecelerim pek keyifli geçmiyor uykularım huysuz...Göz kapaklarım deli gibi kapanmak isterken,rüyalarım izin vermiyor huzurlu uykuya geçişime.Odamın enerjisi bile gitmiş,kaç gündür tütsü kokmuyor,mumlarım yanmıyor,tablolarımda ki simalar bile dudak büküyor yardım çağrılarıma.Derken Sezen Aksu beni koruyor ve odama atıfta bulunuyor ''Unuttun mu beni,herşeyimi...Sildin mi bütün izlerimi...''
Keşkelerimde yoruyor beni,keşke demeyi sevmiyorum dememeliyim diye o kadar çok uğraşıyorum ki bitkin düşüyorum artık.Sonra Hande Yener sesleniyor neşeyle ''Keşkelerin olmadığı bir yerde yaşamak isterdim'' diye...
Kafamın içindeki soru işaretleri de çoğaldı doğal olarak bu sıralar...Hangisinin cevabını önce bulacağıma karar verme aşamasında o kadar çok zorlanıyorum ki bir tanesine bile cevap bulamadım henüz...Derken Manga çılgınlar gibi haykıyor '' Sustu bu gece karardı yine ay,kaldı geriye cevapsız sorular...''
Söylemek,yapmak istediğim o kadar çok şey var ki...Hayallerimin yolu uzadı gitti yıldızlara kadar.Bazen ulaşılmaz geliyor ya,umudumu yine de kaybetmemeye çalışıyorum.Derken Mazhar Alanson huzur dolıu sesiyle eşlik ediyor düşüncelerime '' Benim hala umudum var,isyan etsemde istediğim kadar....Güzel günler bizi bekler,eyvallah dersin olur biter..''
İnsanları,onların düşüncelerini,hislerini anlamak o kadar zor oluyor ki bazen,yanlız hissetmemek elde değil...Anlamlandıramadığım hislerle,tepkilerle ilgili düşünceler gecelerimin kabusları olup çıkıveriyor karşıma.Neden bu kadar takılıyor kafama bilemiyorum.Belki de hiç düşünmemeli,boşver demeli her seferinde...Öyle mi rahata çıkar insan,herşeyi boşvererek mi?Peki ya o zaman birilerine yer vermek hayatında çok anlamsız değil mi? Derken Pinhani yetişiyor imdadıma ''Yanlız kaldıysan,kalkıp pencerenden bir bak...Güneş açmış mı yağmur düşmüş mü dön bak dünyaya...''
Çekip gitmek lazım diyorum her seferde...Uzaklaşmak herkesden, herşeyden...Silmek bütün düşünceleri,duyguları...Sadece huzuru hissetmek deniz ve rüzgarın kollarında,dolunay eşlik ederken,dans etmek yıldızlarla...Her hayalimde olduğu gibi bu hayaldede rüzgarlar sert esmeye başladığında aşkın ateşi gelip beni ısıtsa...Söndürür mü ateşi rüzgar bilemem...Devamını hiç düşlemedim...Derken ağlatıyor Halil Sezai,gözyaşlarım sel oluyor ''Sesin yankı olur boğar her adımda,içim paramparça viraneyim dumanınla...Haykırsam ellerimi açsam yanlız sana,ağlasam çocuk gibi eskileri anlatsam...Derviş gibi,abdal gibi tapar gibi paramparça...''
Sonra aklıma geliyor herşeyin bir gün biteceği;''Hayatımızdaki en önemli şeylerin bir anda yok olup gittiğini görmenin acısından kaçımız kurtulacağız? Yalnızca bizim için çok önemli olan insanlardan değil, düşüncelerimiz ve düşlerimizden de söz ediyorum. Bir gün, bir hafta, birkaç yıl daha dayanabiliriz, ama eninde sonunda yitirmeye yazgılıyız. Bedenimiz sağ kalır, ama ruhumuz er geç ölümcül darbeyi yer.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder